Arşivlerimiz

 

BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Devleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaşık 700 yıllık dönemine ait belgeleri içerisinde bulundurarak araştırmacıların hizmetine sunan dünyanın önde gelen ve en büyük arşivlerinden bir tanesidir.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı dönemi belgelerinin yer aldığı İstanbul’daki Osmanlı Arşivi ile Cumhuriyet dönemi evrakının bulunduğu Ankara’daki Cumhuriyet Arşivi’ni bünyesinde barındırmaktadır. Osmanlı Arşivi’nde, 95 milyon belge ve 400 bin defter, Cumhuriyet Arşivi’nde ise 40 milyon belge ve 95 bin defter yer almaktadır. Bu arşiv kayıtları, hızla tasnif ve restore edilmekte, sayısı gün be gün artan oranda da dijitalleştirilmektedir. Bugüne kadar dijitalleştirilen görüntü sayısı 30 milyona ulaşmıştır.

Devlet Arşivleri, arşivcilik alanındaki en öncü kuruluşlardan biri olarak yerli ve yabancı araştırmacılara açık olup şeffaflık politikası ve uluslararası arşivcilik standartları esasında faaliyet yürütmektedir. Özellikle, 2013 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından hizmete açılan yeni Osmanlı Arşiv Külliyesi ile arşivcilik ve araştırma hizmetleri dünya standartları düzeyinde verilmeye başlanmıştır. 125 bin metrekare kullanım alanına sahip bu Arşiv Külliyesi, 13 bloktan oluşmakta olup dijital arşiv ünitesi, tasnif mekanları, restorasyon salonu, 625 kişilik konferans salonu, seminer odası, arşiv galerisi, 400 kişilik araştırma salonu, kütüphane gibi muhtelif hizmet birimlerine sahiptir.

Türkiye’nin hem tarihi hem de güncel hafızası konumundaki Osmanlı Arşivi, aynı zamanda gerek birçok ülkenin tarihi gerekse dünya tarihi açısından kritik öneme sahip olmasından dolayı, yabancı araştırmacılar tarafından da ziyaret edilmektedir. Devlet Arşivlerinde bugüne kadar, 10.000’i yabancı olmak üzere 62.000 araştırmacı çalışma gerçekleştirmiştir.

Bu yıl içerisinde uygulamaya koyduğumuz araştırmacıların internetten belge satın alabilmesi hizmeti, arşivcilik alanında büyük bir gelişim olarak görülmektedir. Bu bakımdan artık, araştırma salonlarımızda yapılan araştırmalar, www.devletarsivleri.gov.tr adresinden de yapılabilecek ve belge temini rahatlıkla gerçekleştirilebilecektir.

Devlet Arşivlerimiz, uluslararası arşiv ilişkileri ve işbirliğine de önem vermektedir. Bu bağlamda 43 ülke ile arşiv protokolü imzalanmıştır. Protokoller kapsamında ilgili ülkelerle belge teatileri yapılmakta ortak sergi ve programlar hazırlanmaktadır.

Devlet Arşivleri’nin yürütmekte olduğu en önemli milli arşiv politikalarından biri de, Türkiye sınırları dışında kalan ülkelerdeki Osmanlı arşiv belgelerinin, Türkiye’ye kazandırılması için yaptığı çalışmalardır. Bu kapsamda Makedonya, Arnavutluk ve Bosna-Hersek’te dijitalleştirme faaliyetleri yürütülmekte ve belgelerin kopyalarının Osmanlı Arşivi’ne intikali gerçekleştirilmektedir.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını ilgilendiren önemli konular ile araştırmacılara ve topluma hitap eden hususlarda muhtelif yayın faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Bugüne kadar 236 adet kitap Devlet Arşivleri tarafından yayımlanmıştır.




TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
KUYÛD-I KADÎME ARŞİVİ

Osmanlı Devleti’nde kâğıt, yazı yazma ve yazılı vesikaya saygı gösterme gelenek ve anlayışının bir sonucu olarak, her türlü belge çeşitli muhafazalar içinde saklanmış ve bu kayıtların tutulduğu defter ve belgeler hazine olarak kabul edilmiştir. Sağlıklı devlet idaresinin sağlıklı bir hafızaya sahip olmaktan geçtiğini ve bu hafızanın ise yazılı evrakın muhafazasına bağlı olduğunu idrak etmiş olan Osmanlı, köklü geleneklerinin de etkisiyle zengin bir arşiv hazinesinin oluşmasını ve bugünlere intikal etmesini sağlamıştır.

Osmanlı Devleti’nden intikal eden arşiv hazineleri içerisinde en önemlilerinden birisini de günümüzde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’nda bulunan Kuyûd-ı Kadime Arşivi oluşturmaktadır.

Kuyûd-ı Kadime Arşivi, Osmanlı Devleti’nin iktisadî, idarî, askerî, siyasî ve sosyal yapısı ile ilgili verilerin kayıt altına alınıp, muhafaza edildiği Defterhâne'den intikal eden arşiv dokümanlarından oluşmaktadır. Bu nedenle Kuyûd-ı Kadime Arşivi, gerek ülkemiz ve gerekse Osmanlı Devleti’ne ayrılarak bağımsızlığını kazanmış olan 30’a yakın ülke için büyük önem arz etmektedir.

KUYUD-I KADÎME ARŞİVİ’NDE MUHAFAZA EDİLEN DEFTER VE BELGELER

A. TAHRİR DEFTERLERİ

Osmanlı Devleti’nde toprağın mülkiyet ve tasarruf hukukunun, reayanın yükümlülüklerinin, vergi cins ve miktarlarının belli usul ve kaidelere göre tespit edilip kaydedilmesi işine “tahrir” denilmektedir. Bu kayıt işleminin yapıldığı defterlere ise “Tahrir Defterleri” adı verilir.

Malî ve askerî amaçlarla yapılan ve timar sisteminin de dayanağı olan tahrirler, devletin tüm vergi gelirlerinin ve bu gelirlere bağlı olarak organize edilen idarî, iktisadî, askerî sistemin bir düzen içerisinde yürütülebilmesi ve sıkı kurallarla kontrol altında tutulabilmesi için büyük önem arz etmektedir. Devletin ana kütükleri olan bu defterlerde, belli bir tarihte herhangi bir bölgede yaşayan vergiye tabi olan erkek nüfusunu, ellerinde bulunan toprak miktarlarını ve vergi yükümlülük veya muafiyetlerini isimleri ve baba adlarıyla bulmak mümkündür. Ayrıca, defterin tutulduğu bölgenin ziraî üretim türleri ve miktarları, hayvan sayıları ve tabi oldukları vergi miktarları bulunmaktadır. Her köyün kimin timarı veya mülkü ve vakfı olduğu, vakıfların gelir kaynakları, hukukî ve idarî sistemleri hakkında da bilgi edinilmektedir.

Osmanlı tahrirleri geniş bir alana yayılmış olan Osmanlı ülkesinin her köşe ve bucağında aşağı yukarı aynı usullerle yapılmakta, muntazam olarak devam ettirilmekteydi. Bu defterler devletin vergi kaynakları, malî örgütlenmesi, askerî güç ve imkânları hakkında çok yönlü bilgiler ihtiva edip, zengin istatistik malzemesi içermesi bakımından diğer hiçbir medeniyetle mukayese edilemeyecek ölçüde sistemli ve kapsamlı çalışmalardır.

Tahrir defterleri, günümüzde yalnız tarih ilmini ilgilendiren bir kaynak olmayıp, ihtiva ettiği istatistikî bilgilerle coğrafî, beşerî, iktisadî, hukukî, sosyolojik vb. alanlarda yapılacak ilmî çalışmalar için de en önemli başvuru kaynaklarından birisi olmaya devam etmektedir.

Defterhâne’de muhafaza edilen tahrir defterleri içerisinde en önemlisi, sancak ve bazen de daha geniş kapsamlı olarak eyalet düzeyinde tertip edilen “mufassal” denilen defterlerdir. Bu defterler her bir sancak ve kazadaki öşür ve rüsumu mahalle mahalle, köy köy yazmaktadır. Kasaba ve köylerdeki vergi ile mükellef reayanın ve vergiden muaf olanların isimleri ile arazinin kimin dirliği, mülkü veya vakfı olduğunu, senelik hâsılatının miktarını ve neler yetişip, ne kadar vergi ödendiğini, kasaba ve şehirlerdeki gümrük, bac, transit resimleri gibi her türlü teferruatı ihtiva etmektedirler.

Eyalet ya da sancağın büyüklüğüne göre nahiye ve köylerinin veya şehir merkezinin vergiye tabi nüfusu, ödedikleri vergi miktarları belirtilmektedir. Her köyün başında has, timar vakıf ya da mülk olduğu ve vergilerinin kime ait olduğu belirtilmektedir. Vergiye tabi nüfus sıralanırken genellikle mahallelerin imamı ve onu takiben mahallerin ileri gelen halkı sıralanır, akrabalık ilişkisi bulunanlar yan yana kaydedilip, yakınlığını gösteren ifadeler isminin yanına yazılırdı. Vergiden muaf olanlar varsa muafiyet sebepleriyle birlikte kaydedilirdi.

Mufassal defterler iki nüsha olarak hazırlanıp birisi Defterhâne’de diğeri ise ilgili olduğu eyalet merkezinde bulunur, arazi ve vergi hususlarıyla ilgili muamelelerde en önemli başvuru kaynakları olarak kullanılırdı. Bu defterler, tahrir usulünün terk edilmesinden sonra da “derkenar” ve “visale” adı verilen ek belgeler ile devletin yıkılışına kadar kullanılmaya devam etmiştir.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 203 adet mufassal defter muhafaza edilmektedir.

Mufassal defterlere dayanılarak hazırlanan özet defterlere “defter-i icmâl” veya “defter-i mücmel” adı verilmektedir. Bu defterlerde köy ve şehirlerdeki mükellef reaya isimleriyle ayrıntılı olarak gösterilmeyip, herhangi bir bölgenin gelirlerinin padişah, beylerbeyi, sancakbeyi haslarıyla zeamet ve timar sahipleri arasında nasıl paylaştırıldığı özetlenir. Genellikle dirlik sahibinin ismini müteakip kendisine gelir tayin olunan köylerin ve vergi kalemlerinin dökümü belirtilmektedir.

İcmal defterler de mufassal defterler gibi iki nüsha olarak düzenlenir, bir nüshası ilgili olduğu eyaletin beylerbeyisi yanında bulunurdu.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 162 adet icmâl defteri muhafaza edilmektedir.

Tahriri yapılan eyalet ve sancaktaki mülk ve vakıf arazilerle ilgili kayıtlar genellikle mufassal defterlerin son kısmında yer almakla birlikte, ayrı bir defter düzenlenmesini gerektirecek sayıda vakıf bulunan bölgelerde mufassal defterin yanı sıra bir de evkaf defteri hazırlanmıştır. Bazı merkezlerde ise evkaf defterlerin iki cilt halinde tutulmasını gerektirecek kadar fazla vakıf kaydı bulunmaktadır.

Evkaf defterleri, ait oldukları eyalet veya sancağın tüm vakıf ve mülk kayıtlarını ihtiva etmekte olup, vakıfların adları, o vakfa gelir olmak üzere vakfedilmiş han, hamam, dükkan, tarla, bostan ve saireye ait bilgiler ile vakıf gelirlerinin tahsis edildiği harcama kalemlerinin yanı sıra vakıf mütevelli ve görevlileri ile ilgili tafsilatlı bilgileri içermektedir. Mülklere ait kayıtlar ise genellikle vakıflarla ilgili kayıtlardan sonra defterin sonuna kaydedilmiştir. Evkaf defterlerinde eyalet veya sancak merkezinden başlamak üzere, idarî taksimattaki yerine göre kaza merkezleri ve bağlı köylere ait bilgiler ayrı ayrı kaydedilmiştir. Mufassal defterlerdeki has, zeamet ve timar sıralaması gibi, evkaf defterlerinde de her kaza ve köyde varsa selatin ve vüzera vakıfları ile ilgili bilgilerden başlanmak üzere kayıtlar tutulmuştur.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 51 adet evkaf defteri muhafaza edilmektedir.

 

B. TAHRİRLE İLGİLİ DEFTERLER

Rûznâmçe, günlük defter ya da yevmiye defteri manasına gelmektedir. Rûznâmçeler Defterhâne’nin günlük muamelatı ile ilgili olarak tutulan defterlerdir. Has, zeamet ve timar tevcihleri ile ilgili olarak Defterhâne’den verilen tezkirelerin suretlerinin kaydedildiği defterlerdir. Timar rûznâmçe olarak anılan bu defterler genellikle yıl yıl düzenlenmiş olup bir eyaletteki herhangi bir sancak veya nahiye başlığı altında tevcih edilen timar ve zeametleri tasarruf eden timar sahiplerinin isimleri ve baba adlarının, tasarruf edilen timarın ne şekilde kendisine intikal ettiğinin ve bu timarın gelir tutarlarının ne miktarda olduğunun yazılı olduğu kısımlar halinde düzenlenmişlerdir.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 1364 adet rûznâmçe defteri muhafaza edilmektedir.

Derdest defterleri zeamet ve timarları tasarruf edenlerin kayıtlarının tutulduğu defterlerdir. XV2. Yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan bu defterler timar sistemini kontrol altında tutabilmek için ihtiyaca istinaden oluşturulmuş yeni bir defter türüdür. Genellikle icmâl defterlerinden hareketle hazırlanan bu defterlerde eski kayıtlar güncelleştirilerek kaydedilmiş olup, padişah, vezir-i azam, sancak beyi gibi kişilerin tasarrufunda bulunan haslar ise derdest defterlerine geçirilmemiştir. Bu defterlere her bir zeamet ve timar biriminin tasarruf edilip edilmediği, kimler tarafından ne miktarda tasarruf edildiği gibi hususlar kaydedilmiştir.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 169 adet derdest defteri muhafaza edilmektedir.

Cebe zırh manasına gelmekte olup, Osmanlı ordusunun “cebelü” adı verilen sınıfına ait askerleriyle ilgili bilgileri ihtiva eden defter türüdür.

Cebe defterleri de umumi tahrirlerin terk edilmesinden sonra ortaya çıkmış ve seferlerde bulunan timarlı sipahilerin tespiti ve yoklanabilmesi için sonradan ihdas edilmiş bir defter türüdür. Bu defterler seferlerde kullanılmak için timar rûznâmçe defterlerindeki kayıtlardan hareketle hazırlanmış olup, savaş anında hazır bulunan cebelülerin isimleri ile bunların gelir kalemleri gösterilmektedir. Sefer sırasında hazır bulunan cebelülerin isimlerinin üzerine mim işareti konulmakta, diğerleri ise boş bırakılmaktadır.

Cebe defterlerindeki verilerden hareketle bir eyaletteki timarların sayı ve yıllık gelirlerini saptamak, dolayısıyla bir bölgenin sosyo-ekonomik durumunu incelemek mümkün olabilmektedir. Bu defterlerin tahlilinden bölgenin iktisadî gelişmişlik durumu ortaya konulabilmektedir. Kısacası, cebe defteri de timar sistemini takip edebilmek ve sistemin bir bölgedeki durumunu ortaya koyabilmek için önemli bir başvuru kaynağıdır.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 88 adet cebe defteri muhafaza edilmektedir.

Timar sisteminin gereği olarak kendilerine timar tevcih edilen sipahi ve görevlilerin çağrılmaları halinde seferlerde hazır bulunmaları bir zorunluluktu. Sefere çağrılan sipahi ve görevlilerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri sefer sırasında yapılan yoklamalar ile tespit edilebilmekteydi. Seferler sırasında genellikle Rumeli ve Anadolu Beylerbeyisi ya da başka bir görevli tarafından mücmel ve mufassal defterlerden yapılan yoklamalar sonucunda hem ordunun sayısal gücü tespit ediliyor, hem de vazifelilerin yerlerinde bulunup bulunmadığı görülüyordu.

Seferlerde yapılan yoklamalara ait defterler dışında timar sisteminin bir bölgedeki durumunu teftiş edip, sisteme bir çeki düzen vermek için de yoklamalar yapılmıştır. Böylelikle hem bir sancak ya da eyaletteki timar sahipleri yerinde tespit edilerek beratları yenilenmiş, hem de boşalan veya problemli olan timarlar belirlenerek sistem bir düzene sokulmaya çalışılmıştır. Defterhâne’de muhafaza edilip günümüze ulaşmış olan çok sayıda bu tür yoklama defteri mevcuttur.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 3 adet Anadolu ve Rumeli Yoklama defteri muhafaza edilmektedir.

Sultanlar, şehzadeler, valide sultanlar, sadrazam ve vezirler, paşalar ve ilmiye sınıfına mensup üst düzey devlet görevlileri tarafından kurulmuş vakıflara ait vakıfname, mülkname, hududname vb. kayıtları ihtiva eden değişik türlerde defter ve belgelerdir.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 214 adet vakf-ı cedid defteri muhafaza edilmektedir.

Kal’a defteri de denilen bu defterler ait oldukları eyalet ve sancaklardaki kalelerin görevlilerinin ve gelirlerinin tutulduğu defterlerdir.

TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı Kuyud-ı Kadîme Arşivi’nde 80 adet kal’a ve mustahfızân defteri muhafaza edilmektedir.

 

C. DEFTERHÂNE’DE MUHAFAZA EDİLEN DİĞER DEFTER VE BELGELER

Defterhâne’de tahrir sistemine ait defterlerden başka yaya, müsellem, yörük, akıncı, voynuk gibi her biri bir teşkilata ait muhtelif defterler de tutulmuştur.

Defterhâne’nin teşkilatı ve yazışmaları ile ilgili başka defter türleri de Defterhâne’de muhafaza edilerek günümüze ulaşmıştır. Bunların içerisinde en önemlilerinden birisi Defterhâne memurlarının sicil defterleridir ki bu defterler XVI2. Yüzyıl sonlarında tutulmaya başlanmış olup, Defterhâne’de görev yapmış olan katip, şakirt ve diğer görevlilerin tercüme-i hallerini ihtiva etmektedir. Bunları destekleyecek mahiyette Defterhâne’de görevli memurların maaş durumlarını gösterir defterler tutulmuştur. Defterhâne personelinin göreve başlama ve ayrılışlarına ait kayıtların tutulduğu defterler de bulunmaktadır.

Defterhâne’de H.1263’ten sonra tutulan bu defterlerin dışında daha eski dönemlerden itibaren tutulmaya başlanan başka defter türleri de mevcuttur. Bunlardan “Defterhâne Şakirdanı Ruus Defteri”nde Defterhâne’de göreve başlayan şakirdlerin isimleri ile göreve başlama tarihleri ve tevcihleri için arz sunan başta defter emini olmak üzere diğer görevlilerin isimlerini bulmak mümkün olabilmektedir.

Defterhâne’de tutulan defterler içerisinde sayıca en fazla olan bir defter de “İlmühaber” ya da “Aynen Kayıt Defteri” adı ile tutulmuş olan defterlerdir. Bu defterlerde Defterhâne’den çıkan ya da Defterhâne’ye gelen tüm yazışmaların suretleri kaydedilmiştir. Bu defterlerde miri arazi ve timar sistemi ile alakalı olarak yazılmış görüş yazılarının yanı sıra, Defterhâne’nin günlük muamelatıyla ilgili emirlere, personelin eğitimine yönelik yazılara, Defter-i Hâkânî Emâneti Nizamnâmesi’nin suretine kadar çok çeşitli konulara ait yazışma örneklerini bulmak mümkün olabilmektedir.

Osmanlı Devleti’nin hükmettiği büyük coğrafyadan bugün onlarca devlet çıkmış olduğu düşünülürse, arşivlerimizin ulusal ve uluslararası alanda ne kadar vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Günümüze ulaşmış olan bu belgeler, hem uluslararası siyasî ve sosyal meselelerin çözüm dayanakları olarak, hem ilmî araştırmalar için başvuru kaynakları olarak, hem de geçmişin daha iyi anlaşılabilmesi için faydalanılan kültür hazineleri olarak müstesna bir yere sahiptir.